Üyelik Bilgileri : admin

  • Üyelik Tarihi : 28 Kasım 2019

Açıklama

 

Kadıköy Escort Model Selvi.

3 Aralık 2019

Kadıköy escort modeliniz selvi’den hepinize kucak dolusu sevgiler.. Asıl mesleğim olan modelliği, 6 yıldır profesyonel olarak yapmaktayım. Yoğun gelen talepler ve sekse olan düşkünlüğüm nedeniyle […]

 

Ataşehir Escort Model Gülten.

1 Aralık 2019

Ataşehir escort gülten’i mi arzuluyorsunuz? O zaman doğru adrestesiniz. Yıllardır gerçek KAAN ile çalışırım. Sağolsun beni kendisi de, Siteleri de hiç üzmedi. Siz değerli müşterilerimi […]

 

Kadıköy Escort Bayanları Bu Sayfa da!

30 Kasım 2019

Merhaba beyler, Biz 8 escort bayan arkadaş olarak, kadıköy escort ‘u olarak sizlere kesintisiz hizmet vermek için gelmiş bulunmaktayız. 7/24 olarak whatsApp ‘dan yazıp resim […]

 

Ümraniye Escort Model Şevval.

29 Kasım 2019

Ümraniye escort ‘undan hepinize selamlar, Ben şevval 21 yaşında ve seksi severek yapan, Tam bir seks işçisiyim.. Seks yapmayı severek yapan escort bulmak gerçekten zor […]

 

Bostancı Eskort Partner Gül.

29 Kasım 2019

Merhaba canlarım, 35 yaşında yılların eskitemediği cazibeli ve profesyonel escort ile tecrübe yaşadınız mı?! Sanırım hayır. Genel de bizim toplulumuzun erkekleri, Arkadaş ortamında sübyancımıyım? Der. […]

 

Ataşehir Escort Bayan Şilan.

29 Kasım 2019

Ataşehir escort bayan şilan hepinizi özel dairesinde misafir etmek için sabırsızlanıyorum! Arkadaşım şilan, bilgisayar’dan anlamadığı için ilanını benim yazıp göndermemi rica etti. Kendisi 1,73 boyunda, […]

 

Kadıköy Escort Bayan Nilsu.

29 Kasım 2019

Kadıköy barlar sokağı eşrafından hepinize kucak dolu öpücükler ve sevgiler, Ben 23 yaşında, Çıtı pıtı escort partneriniz Nilsu. Aslen Yugoslovya göçmeni olan ve İzmir’de büyüyen, […]

Bebeğin Kalp Atışı Ne Zaman Dinlenir?

Bebeğin Kalp Atışı Ne Zaman Dinlenir?

Tabi bu 9 ay 10 günü içeren 42 haftalık süreç; bazen coşku verici, bazen de stresli ve güçlü olabilir. Coşkular, umutlar ve bazen de şikayetler ile dolu geçecek olan hamilelik süreci, hem anne hem da baba adayları için aynı zamanda oldukça da anlamlıdır.
Anne adayının hamile olduğu netleştikten sonra, artık her ay kumpaslı olarak bebeğin gelişimi takip edilir. Yapılacak kumpaslı tetkikler ile bebeğin kalp atışları dinlenir, cinsiyeti anlaşılır ve muhtelif gelişim gidişatları kollanır. Bu süreçte, bebeğin gelişim ve genel sıhhat gidişatının takibi, bir yandan kaygı verici ve stresli de olabilir. Pozitif bir hamilelik testi neticesinden sonra, yapılacak ultrasonik tetkikte, bebeğin kalp atışlarının dinlenmesi beklenir. Bu da, yeniden anne adayı için hem coşku verici hem de stresli olabilir. Kalp atışlarını dinlediğinizde, bebeğinizin artık var olduğunu kavrayacağınız zaman da başlar. Peki, hamilelikte bebeğin kalp atışları ne zaman dinlenir? Kalp atışlarının takip edilmesi neden ehemmiyetlidir? Anne karnındaki bebeğin sıhhat vaziyeti nasıl anlaşılır? Tüm bu suallerin yanıtları yazının devamında!
Kaçıncı Haftada Bebeğin Kalp Atışları Dinlenir?
Hamileliğin başlaması ile beraber, bir anne adayı için sıhhatli bir beslenme programı ne kadar ehemmiyetli ise, stresten uzak durmak da en az onun kadar ehemmiyetlidir. Bu sebeple, hamile olduğunu bilen bir kadının bebeğin kalp atışlarını dinlemek için strese girmemesi ve gerilmemesi ehemmiyetlidir. Zira, stres hamileliği de negatif etkileyen bir vaziyettir.
Anne adayı stresli olduğunda, bu gidişat hem kendisini hem de karnında dünyaya gelmeye hazırlanan bebeğinin fiziksel ve akılsal gelişimini negatif etkileyebilir. Özellikle de, hamileliğin ilk üç aylık yarıyılında, anne adayının stresli olması bebeğin sıhhat vaziyeti için oldukça kaygı verici olabilir. İşte bu sebeple, bir anne adayının bebeğinin sıhhati için stresten uzak durması, hekim hakimiyetlerini önemsememe etmemesi ve bebeğinin gelişimini kumpaslı olarak takip etmesi ehemmiyetlidir.
Bir anne ve baba adayının, bebeğinin kalp atışlarını bir an evvel dinlemek istemesi oldukça anlaşılabilir bir vaziyettir; ancak bu müddet, herkeste değişiklik gösterebilir. Bazen, hamileliğin 5.haftasında bebeğin kalp atışlarını dinlemek olası olurken, bazı bebeklerde bu 6.haftada reelleşebilir. Bebeğin kalp atışının net bir şekilde dinlenmesi ise vasati 10. ve 12.haftalarda olası olmaktadır. Bebek artık 20 haftalık olduğunda ise, bebeğin kalp kapakçıklarında mevcut bir mesele olup olmadığı tespit edilebilir.
Bebeğin Kalp Atışlarının Takibi Neden Ehemmiyetli?
Bir anne adayının, karnındaki bebeğin kalp atışlarını dinlemek istemesi oldukça anlaşılabilir bir vaziyettir. Bu gidişat, aynı zamanda bebeğin gelişiminin ne doğrultuda olduğu ve genel sıhhat gidişatının öğrenilmesi açısından da ehemmiyetlidir. Sıradan süreçte, hamileliğin vasati 6.haftasında bebeğin kalp atışları dinlenebilir. Bebeğin kalp atışlarının takip edilememesi gidişatında, bebeğin ölü olmasından kuşku edilebilir. Bu gidişatta, hekiminiz özel bir ultrason tekniği kullanarak tetkik edecektir. Bebeğin ölü olduğu gidişatlarda, kürtaj yapılması gerekir; zira, zaman geçtikçe bu gidişat anne adayının yaşamını tehdit etmeye başlayabilir.
Bebeğin Sıhhat Vaziyeti Nasıl Anlaşılır?
Ultrason tetkikine geldiniz ve artık bebeğinizin kalp atışlarını dinlemeye hazırsınız. O küçük kalp atışlarını dinledikten sonra, şimdi onun sıhhat vaziyetini nasıl kavrayacaksınız? Karnınızda başlayan bu yeni hayat yolculuğu için, zaman zaman bebeğin hareketsiz kalması kaygı verici olsa da, böyle gidişatlarda strese girmemek ve hekime danışmak en iyisidir. Vasati 20.haftaya gelindiğinde, artık bebeğinizin hareketlerinden ve onun net bir biçimde dinlenen kalp atışlarından, onun yaşadığını kavrayabilirsiniz. 7.haftadan sonra, bebeğin hareket etmeye başlaması ile beraber, yavaş yavaş bu hareketlenmeleri de sezmeye başlayabilirsiniz. 20. haftadan sonra artık, karnınızdaki hareketlenmeler ile güne uyanmaya başladığınızda, bebeğinizin de sıhhatli olduğu mevzusunda daha az sıkıntılı olmaya başlayabilirsiniz.
 Kaynak : Prof. Dr. Bülent TIRAŞ – Bebeğin kalp atışları ne zaman dinlenir?
 

Gece çoğalan kaşıntı uyuzun habercisi olabilir

Gece çoğalan kaşıntı uyuzun habercisi olabilir

Cildiye Kısmından Uzm. Dr. Sümbüle Dönmez, günlük yaşamda hayat niteliğini bozabilen pruritus başka bir deyişle kaşıntıya ait söylemelerde bulundu. Dr. Dönmez “Kaşınma süreci 6 haftadan kısa ise akut, bu vakti aştığında ise artık kronik bir kaşıntı olarak adlandırılır. Kaşıntı ile doktora müracaat eten hastanın yaşı, var olan hastalıkları, kullandığı ilaçlar, banyo alışkanlıkları, hastanın psikolojik yapısı gibi bir hayli etken göz önüne alınır. Bütün bir anamnez, muayenehane tetkik, gerektiğinde laboratuvar ve radyolojik muayeneler ile her hasta fertsel olarak değerlendirilir. Hayat niteliğini oldukça negatif etkileyebilen kaşıntı şikayeti olan şahısların uzman bir doktora müracaat etmesi son derece ehemmiyetli. Anamnez, fizik tetkik ve gerektiğinde yapılan muayeneler neticesinde sebebe müteveccih yaklaşım ile kaşıntı rehabilitasyon edilebilir” dedi.Kaşıntı bir hayli hastalığın bulgusu olabilirKaşıntının bir hayli hastalığın ilk belirtilerinden biri olabileceğine dikkat sürükleyen Dr. Dönmez, fiziksel ve psikolojik sebepleri şöyle sıraladı: “En sık karşılaşılan dermatolojik şikayet olan kaşıntı genel popülasyonda görülebildiği gibi dermatolojik, sistemik, psikiyatrik pek çok hastalıkta şikayet olarak ortaya çıkabilir. Egzamadan mantar hastalıklarına, bitlenmeden uyuza ve ilaç döküntülerine bir hayli dermatolojik hastalıkta ayrıca böbrek, karaciğer hastalıkları, diyabet, hormonal meseleler, nörolojik hastalıklar, malign başka bir deyişle kanser hastalıkları ve psikosomatik bozukluklarda hastayı doktora yönlendiren ilk belirti kaşıntı olabilir. Banyo sonrası çoğalan kaşıntı ten kuruluğu ve hijyen mahsullerine bağlı egzamatöz tepkinlerde sık görülür.Yaşlılarda ten kuruluğunun çoğalması ile kaşıntı şikayetine sık tesadüfülür. Seyahat, hobiler, anamnezde denetlenmeli. Ani başlayan özellikle geceleri şiddeti çoğalan her kaşıntılı hastada, ten altına yerleşen bir asalak cinsi olan Sarcoptes scabiei’nin etmen olduğu uyuz hastalığı usta bulundurulmalı. Geceleri çoğalan şiddetli kaşıntı, yakın temastaki değişik fertlerde de kaşıntının bulunması, bedenin bazı bölgelerinde daha yoğun şikayetler ve spesifik ten belirtileri bu paraziter hastalığın tanısında ehemmiyetli ipuçlarıdır. Bu hastalığın dağılması insandan insana yakın temas ile geçer. Rehabilitasyonun zaferi, hastaların direktiflere bütün olarak uyması ve yakın temasta olan şahısların rehabilitasyon edilmesi ile muhtemeldir.”

El yaralanmalarında sakın buz kullanmayın

El yaralanmalarında sakın buz kullanmayın

Uzuv yaralanmalarında ilk olarak kanamayı durdurmanın ehemmiyetli olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Yiğit Erdağ, turnike usulünü önermediklerini söyledi. Kanamayı durdurmak için en iyi usulün yaranın üzerine bastırmak olduğunu altını çizen Op. Dr. Yiğit Erdağ, “Kanamayı durdurduktan sonra hasta kendisi hareket edebiliyorsa bir sıhhat merkezine müracaat etip bu el yaralanmasının rehabilitasyonuna dair bilgi almalı” nasihatinde bulundu.Hayati tehlike mevzubahisi olabilirOrgan kopmalarında doğru merkezi bulmanın hayati ehemmiyet taşıdığının altını çizen Op. Dr. Yiğit Erdağ, “Makûs bir iş kazası sonrası uzuv çok fazla yaralandığı zaman bunun yerine dikilip dikilemeyeceğinin kararını vermeden hasta çok fazla merkez dolaşıyor. Bu da bazen hastalarda kayba neden oluyor. Burada hastanın yaşamı tehlikeyi mevzubahisi oluyor. O uzvun dikilip dikilemeyeceğine merkezin doğru bir biçimde karar vermesi gerekir. Hasta çok fazla yer dolaşmadan son rehabilitasyonuna erişecektir” diye konuştu. Sağlık Kurumuna giderken bunlara dikkatKopan uzvu kaybetmemek ismine doğru bir biçimde sağlık kurumuna götürmenin ehemmiyetli olduğunu belirten Op. Dr. Erdağ, “Rehabilitasyon için uygun bir merkeze giderken uzvu netlikle buzla dolaysız temas ettirmeyin. Buz dokuya hasar verir yanmaya neden olur. Bu vaziyet kopan uzvu tekerrür yerine dikememenize neden olur. Yaralanan bölgeyi pak bir bezle kapattıktan sonra soğuk uygulamasını yapmak gerekir. Dolaysız temas yapılması doku kaybına yol açar. Bir uzvun tekerrür yerine dikilmesinden ziyade işlevsel olarak çalışabilir halde olması ehemmiyetlidir. Uzvu diktiğinizde hastanın genel sıhhatine hasar verip vermeyeceğine dikkat edilmelidir.”

Anne adaylarına önemli uyarı

Anne adaylarına önemli uyarı

Anne adaylarının bebeğini gözetmek ve beslemek için kesinlikle alması gereken bir ekip ekstra ihtiyatlar olduğunu ifade eden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Okan Özden, Bebeklerinin sıhhatli bir biçimde yolculuğunu bitirmesi tabi ki tüm annelerin en büyük evhamı. Vaziyet böyle olunca da harcanacak besin tercihine çok daha fazla itina göstermek gerekiyor. Bazı yiyecekler gebelik için ideal olabilirken, kimileri de bebek bekleyen anneler için çok da kabul edilebilir değil. Günümüzde anneler artık yedikleri ve içtikleri her şeyden mesuller, zira bebeklerini yeterli ya da beceriksiz ölçüde beslemeleri açısından etrafsal etkenler nedeni ile çok daha fazla tehlike altındalar. Ne Yazık Ki bir hayli işlenmiş ya da ham besin çeşitleri doğum defektlerine veya bebekte büyüme geriliğine yol açabilmekte diye konuştu.Ham ve az pişmiş hayvansal yiyeceklere dikkat edilmesi gerektiğini belirten Özden, Az veya orta pişmiş kırmızı veya beyaz et mahsulleri, ham veya az pişmiş deniz mahsülleri, az pişmiş yumurta kapsayan yiyecekler salmonella, toksoplazma ve listeria gibi enfeksiyonların kaynağı olabileceğinden bebeğinizin sıhhati ve gelişimi için uygun değildir. Her ne kadar bazı anne adaylarının gebelik yarıyılında canları çok içki çekse de, hamilelikte içilebilecek tehlikesiz içki ölçüyü diye bir şey yoktur. Gebelikte içkinin her formu hasarlıdır. Zira bu süreçte harcanan içki bebeğinizde hayat boyu sürebilecek fiziksel, akılsal ve tutumsal bozukluklara yol açabilir. Şunu unutmayalım, içtiğiniz akışkanların çoğu göbek kordonu aracıyla bebeğinize geçecektir. Kabul etmek gerekli, kafein hamilelikte uzak durulması gereken en güç besinlerden birisi. Yalnızca enerji vermekle kalmayıp, beyninize bir ekip ihtarlar yaparak bağımlılık da oluşturuyor. Hamilelikte de göbek kordonu aracıyla bebeğinize geçeceğinden fazla ölçüde önerilmemekte. Kafein, tüketim ölçüsüne bağlı olarak bebeğinizde uyku döngüsü bozuklukları veya hiperaktiviteye yol açabilir dedi.Yüksek oranda civa genelde köpekbalığı, kılıç balığı, kral uskumru ve ton balığı gibi büyük balıklarda bulunduğunu ifade eden Özden, Gebelik sürecinde civa içeriği yüksek olan bu balık cinslerinin tüketimini önermiyoruz. Zira bu mahsullerde bulunan yüksek civa oranları bebekte büyüme geriliği ve beyin zararı ile ilişkilendirilmekte. Konserve light ton balığında civa ölçüyü hafif seviyelerde olup ayda iki-üç öğünü geçmemek kaydı ile harcanması kabul edilebilir. Gebeliğiniz süresince akılsal ve duygusal sıhhatiniz kadar, beslenme lüzumlarınıza da dikkat faktörüz çok ehemmiyetli. Bebeğinizi taşıdığınız sürece onun sıhhatli bir biçimde büyümesi için lüzumlu olan tüm yiyecekleri ona siz sağlayacaksınız. Meyve ve sebze kapsayan, proteinle desteklenmiş balanslı bir perhiz, sıhhatli bir gebelik yarıyılı bebeğinize verebileceğiniz ilk ve en özel armağanlardan biri olacaktır diye uyardı.

Karaciğeriniz için bu gıdalardan uzak durun

Karaciğeriniz için bu gıdalardan uzak durun

Prof. Dr. Onur Yaprak, yeni senede karaciğer sıhhatini gözetmenin 10 yoluna söyledi. Prof. Dr. Yaprak, karın boşluğunda sağ üst kısmında yer alan karaciğerin içinden dakikada 1.5 litre kadar kan geçtiğine dikkati sürükleyerek, Karaciğer bedenin sanki bir kimya fabrikası gibi çalışır. Yemek, ilaç, içki veya zehirli maddeler olsun, her şey karaciğer tarafından filtre edilir. Karaciğer kan şekeri seviyesinin dengelenmesinde çok ehemmiyetli bir role sahiptir. Fazla şekeri ambarlar ve gereğinde kullanıma sunar. Proteinler karaciğerde üretilir. Salgıladığı safra ile hem yağların dağılınması ve emilmesine katkı sağlar hem de zehirli madde gibi atıkları bedenden uzaklaştırır. Demir ve bazı vitaminler gerektiğinde kullanılmak üzere karaciğerde depolanır. ifadelerini kullandı.Kızartma ve karbonhidratlı yiyeceklerden uzak durunKaraciğeri sıhhatli yakalamanın en esas yolunun, harcanan her şeye dikkat etmek olduğunu belirten Prof. Dr. Yaprak, şu ihtarlarda bulundu: İçkiden uzak durun. Kumpaslı içki kullanımı doğrudan karaciğerde zarara yol açar. Seneler geçtikçe ilerleyen zarar karaciğerde siroz veya kanser gelişime yol açabilir. İdeal kilonuzu gözetin ve fazla kilo almayın. Bunun için Akdeniz tipi beslenmeye ağırlık verin. Karbonhidrattan zengin yiyecekleri, fast food mahsullerini, doymuş yağ kapsayan yiyecekleri eksiltin. Ekmek, unlu mamuller, tatlılar, pilav, makarna, patates kızartması, yağlı soslar, yağlı etler ve şekerli meşrubatlar sakınmamız gereken gıdalar. Bunları olabildiğince az tüketin.Zeytinyağlı yemekleri seçim edin Prof. Dr. Yaprak, sıhhatli karaciğer için harcanması gerekenleri de şöyle sıraladı: Omega-3, Selenyum, Glutation, C vitamini, E vitamini kapsayan antioksidan içerikli besinler karaciğere verimlidir ve bunlardan harcamaya çaba edin. Zeytinyağı ile yapılmış sebze yemekleri, balık, salata, kuru baklagil, turp, lahana, karalahana, brüksel lahanası, karnabahar, brokoli, roka, tere, kırmızı pancar, havuç, sarımsak, limon, greyfurt, yeşil çay, zerdeçal, siyah üzüm, günde 1 avuca kadar ceviz, ham badem gibi çerezler misal olarak verilebilir. Aflatoksin adlı saklı küf rutubetlenmiş kuru besinlerde oluşur ve zamanla karaciğerde birikerek karaciğerde kanser gelişimine taban hazırlar. Bu açıdan tahıl çerez ve pul biber gibi besinler uygun gizleme şartlarında muhafaza edilmelidirler. Ambalajlı kültür mantarı dışında tabiattan bir araya gelmiş yabani mantarları yemeyin. Bunların kimileri karaciğerde ağır zarar yapan zehirli madde zehir bulundurabilir. Kumpaslı egzersiz yapın. Günde 20-30 dakikalık tempolu yürüyüşler kilo almanızı maniler ve karaciğerin yağlanmasını önler.Hijyeni ve hakimiyeti elden bırakmayınKaraciğer sıhhati için hepatit B ve C virüslerinden korunmanın oldukça ehemmiyetli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yaprak, şu bilgileri verdi: İlk yapmanız gereken hepatit taraması için kan incelemeyi yaptırmak olmalıdır. Hepatit B için aşı mevcut ve şayet bağışıklığınız yoksa aşılanın. Hepatit C için henüz bir aşı bulunmamakla birlikte son senelerde hepatit C’yi bedenden arınan ilaçlar mevcuttur. Harcayacağınız sebze ve meyveleri bol su ile yıkayın. Bu operasyon sizi hem karaciğerin kisthidatik hastalığı dediğimiz ve topraktan bulaşan paraziter hastalıktan gözeteceği gibi hem de tarım ilaç viranelerinin uzaklaştırılmasına destekçi olur. Gerek reçeteli gerek natürel olarak satılan reçetesiz ilaçları hekime danışmadan kullanmayın. Kimyevi maddelere uzun süreli maruz kalmaktan uzak durun. Solvent olarak adlandırılan çözücü maddelere gerek soluma gerek temas ile devamlı maruz kalmak karaciğerde zarara yol açabilir. Kimyevi madde kullanılan etrafların iyi havalandırılması ve maske takılması havadaki kimyevilerden korunmak için ehemmiyetlidir. Her sene kumpaslı kan incelemeyi yaptırarak karaciğer enzimlerinizi ve insülin mukavemeti büyüyüp büyümediğini hakimiyet ettirin. Karaciğer hastalığı açısından tehlike altındaysanız ultrasonografik hakimiyet ile karaciğer check up’ınızı bitirin.

Gözyaşı kanal tıkanıklığı nedir?

Gözyaşı kanal tıkanıklığı nedir?

 Göz Hastalıkları Uzmanı Doç.Dr. Barış Yeniad, “Gözyaşı, göz için hayati ehemmiyete sahiptir ve net görmemizde hisseyi büyüktür. Gözyaşımız, gözyaşı bezinde üretilir. Alt ve üst göz kapaklarının iç kısmında bulunan punktum ismi verilen delikler aracılığı ile gözyaşı kanalına ve burun içine akar. Bu kanalın kısmi veya bütün tıkanıklığında, gözyaşı kanala akamadığından olağanından fazla gözyaşı oluşur ve gözde sulanma şikayetleri alan kazanç. Gözyaşı kanal tıkanıklığı, doğumsal veya sonra alana gelebilir. Doğumsal olan gözyaşı kanal tıkanıklıklarının en büyük nedeni doğumda kaybolması gereken çeperin Hasner valvi kaybolmayıp kanalda geçişi yasaklamasıdır. Yeni doğan bebeklerin yüzde 5’inde bu gidişat görülebilir. Yetişkinlerdeki tıkanıklığın ise emin bir nedeni olmamasına rağmen, anatomik yapı sebebi ile hastaların takribî yüzde 75’i bayandır. Daha evvel burun operasyonu geçirmiş, burun bölgesine darbe almış, sık sık göz cerahati geçiren şahıslarda tıkanıklık daha sık alana gelebilmektedir. Tıkanıklık tek taraflı veya iki gözde birden görülebilir” dedi.Gözyaşı kanal tıkanıklığında en sık sulanma, çapaklanma, gözde kızarıklık, sabah kalkıldığında göz kapaklarında yapışkanlık görüldüğünü ifade eden Doç.Dr. Yeniad, “Bu şikayetlerin esas nedeni oluşan gözyaşının gözyaşı kesesinde birikerek infeksiyona neden olmasıdır. Özellikle çapaklanmanın olmadığı yalnızca gözde sulanma şikayeti olan hastalarda kanalın başlangıç kısmında tıkanıklık olabileceği unutulmamalıdır. Bunun ehemmiyeti ise kanalın değişik yerlerindeki tıkanıklıklara göre rehabilitasyonun değişmesidir. Yetişkinlerde ileri derecede olan infeksiyonlarda gözün çevresinde şişme preseptal selülit, kese hizasında basmakla irin boşalması gibi vaziyetler görülebilir.Doğuştan olan gözyaşı kanal tıkanıklıklarında öncelikle ilaçlar ile infeksiyonun önlenmesi gerekmektedir. İnfeksiyon iyileştirildikten sonra öncelikle bebek 9-12 aylık olana kadar masaj ile rehabilitasyon ilk alternatiftir. Bu rehabilitasyon ile doğumsal kanal tıkanıklıklarının yüzde 90’ı açılır. Bebek 1 yaşına geldiğinde kanal hali hazırda tıkalı ise yapılması gereken sondalama operasyonudur. Bu harekât, hafif bir narkoz altında özel aletler kullanılarak çeperin delinmesi ve kanalın açılmasıdır. Zafersizlik halinde bu harekât bir defa daha yinelenebilir. İki defa yapılmasına karşın tıkanıklık devam ediyorsa yapılması gereken silikon entübasyondur. Bu operasyonda gözyaşı kanalına özel bir silikon tüp yerleştirilir, 2-3 ay sonra tüp alınır. İlk 4-5 yaşta bu rehabilitasyonlar ile düzelmeyen hastalarda son deva olarak operasyon ile yeni bir kanal oluşturulmalıdır. Erişkin hastalarda görülen gözyaşı kanal tıkanıklıklarının ise tek rehabilitasyonu dakriyosistorinostomi ismi verilen cerrahi harekât ile yeni bir kanalın oluşturulmasıdır. Bu harekât genel anestezi altında yapılır ve takribî 30-45 dakika sürer. Burun ile gözün birleştiği bölgeden mikro kesi ile yapılan bu cerrahinin zafer oranı yüzde 90’ın üzerindedir. Hasta aynı gün evine gidebilir. Ne Yazık Ki laser veya burun yolu ile yapılan teşebbüslerde zafer kaderi daha düşüktür” söylemelerinde bulundu.

Kara lahananın verimleri neler? Kara lahanada hangi vitaminler vardır?

Kara lahananın verimleri neler? Kara lahanada hangi vitaminler vardır?

Kara lahana denilince akla ilk olarak Karadeniz yöresi kazanç. Fakat kara lahana ülkemizin hemen her yerinde yetişebilme özelliği vardır. Kara lahana, çorbasından sarmasına kadar herkes tarafından beğenilerek harcanmaktadır. Son derece sıhhatli olan kara lahana, içinde bulunan kalsiyum, magnezyum, potasyum gibi minareller oldukça fazla olduğu için kıymetli ve ehemmiyetli bir sebzedir. Hekimler de sık sık kara lahananın insan sıhhati için ehemmiyetli olduğu vurgusuna sık sık dikkat sürüklemektedir. Dünyada da kullanım alanı geniş ve yaygındır. Kara lahana hem pişmiş biçimde hem de ham olarak salatanın içinde tüketimi yapılmaktadır. Bedendeki yaşlılık hormonlarını beslediği için daha geç ihtiyarlama sağlar. Kara lahana insandaki hücrelerin yenilenmesini ve aşınmasını maniler. Natürel ilaç özelliği taşıyan bu yiyecek, kanser hücrelerinin yaradılışını maniler. Kemik erimesi ve eklem hastalıklarına da çok iyi gelmektedir. İçinde bulunan özellikler sayesinde de göz rahatsızlıklarını da çok iyi gelmektedir. Anemi problemine takviyeci olur. Kan yapıcı bir özelliğe sahiptir. Kara lahana bir hayli hastalığa şifa olur. İşte kara lahananın rakamsız verimleri…   KARA LAHANANIN VERİMLERİ NELERDİR? – Bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesini sağlar. – Metabolizmanın daha faal çalışmasına imkân sağlar. – Kükürt zengini olan karalahana enfeksiyonlara karşı kalkan oluşturur. – Kara lahanın suyu cilt ve saçların beslenmesine takviyeci olur. – Ülsere iyi kazanç. – İç uzuvları daha sıhhatli kılar. – Yaraların süratle iyileşmesinde tesirlidir. – Yağ yakımını süratlendirerek kilo vermede seçim edilir. Suyunu içerek perhizinize takviye olabilirsiniz. – Lif kıymeti yüksek olduğu için sindirim basitleşmesini sağlar. – Kalsiyum açısından zengin olan karalahana kemikleri kuvvetlendirir. – Bağırsakları hareketlendirerek kabızlık meselesini giderir. – Bunalım ve stresin eksilmesine destekçidir. – Haftada 2 defa lahana yemek adalelerin onarımını süratlendirir. – Kumpaslı tüketimi damar ve kalp sıhhatinin korunmasına takviyeci olurken adale sızılarının da rahatlamasını sağlar. – Oksijenin çoğalmasını süratlendirerek rahat soluk alımı sağlar. – Beyin hastalıklarına karşı şifadır. – Anemiye karşı verimlidir. – Kara lahana suyu ciltteki iltihaplanmaları eksiltir. – Kırmızı kan hücreleri çoğaldırır. – Hava lekeliliği ile aşınan bedeni gözetir. – Demirin bedende kullanılmasını ve depolanmasını sağlar. – Kansere karşı gözeticidir. Erken ihtiyarlamayı önler: Karalahanaki potasyum , vazadilatör tesiriyle kan damarlarını açarak, kanın akışını basitleştirmektedir. Bu sebeple kalp krizi ve felç tehlikesini eksiltmektedir. Yüksek kan tazyikine karşı gözetici tesir göstermektedir. Antioksidan özelliğiyle cilt sıhhatini gözeterek erken ihtiyarlamayı önler. Yaraların iyileşmesini basitleştirir. Buruşukluğa, tende renk farklılıklarına ve noktalara neden olan hür radikalleri önleyici özelliktedir. C Vitamin Ambarıdır: C vitamini açısından zengin bir gıdadır ve antioksidan kapsar. İhtiyarlamanın yavaşlamasını sağlayan c vitamini hücrelerin arkadaşıdır. Kansere Karşı Tesirlidir: Kara lahana da bulunan sülforafan, sinigrin ve lupeal urların gelişmesini önlemeye destekçidir. Çinli bayanlar üzerinde yapılan araştırmalar neticesinde, kara lahana harcayan bireylerde meme kanserinin gerilediği gözlemlenmiştir. Göz Sıhhatine Verimleri Vardır: Beta karoten kapsayan karalahana göz sıhhati için ehemmiyetli bir gıdadır. Karalahana katarakt yaradılışını geciktirir. Beta karoten aynı zamanda prostat kanseri olması tehlikesini eksiltir. Detoksifikasyon Tesiri Bulunur: Egzama ve eşi cilt hastalıkları, böbrek taşı, gut ve romatizmal rahatsızlıklara neden olan toksikleri ürik asidi ve hür radikalleri gidererek kanın arınılmasında tesirlidir. İyi bir detoks kaynağı olan karalahanayı sık, sık harcamayı önemsememe etmeyin. Kilo vermeye takviyeci olur: Kara lahana kilo vermeye takviyeci olan harikulade bir gıdadır. Düşük kalori ve karbonhidrat ile yüksek ölçüde lif kapsar. İçerisindeki lif metabolizmayı süratlendirirken, yiyeceklerin daha iyi hazmedilmesine takviyeci olur. Ayrıca tokluk hissi yaratır. Ayrıca, düşük ve yüksek lif ile su içeriği sebebiyle enerji seviyelerini artırır.  Kara lahanaya çok fazla kalori ilave etmeden yemek kilo verme sürecine katkı sağlayacaktır. Lahana salata, meyve suyu ya da çorba şeklini harcanabilir. Kansızlığı önler: Kırmızı kan hücrelerinin düşük seviyede olması kansızlığa, bitkinliğe ve halsizliğe neden olabilir. Kırmızı kan hücrelerinin oluşması ve hemoglobin seviyesinin çoğalması için bedenin demir gereksinimi karşılanmalıdır. Kara lahana demir açısından iyi bir kaynaktır. Bu sebeple demir beceriksizliği kansızlığını önlemeye takviyeci olabilir. Ayrıca bedenin demir emilimini artırır ve C vitamini kapsar.  Ayrıca, kara lahana B 12 vitamini ve folik asit içeriği ile enerji seviyelerinin çoğalmasını sağlar ve bitkinlik belirtilerine gevşetir. KARA LAHANANIN ZARARLARI NELERDİR? – Turpgillerin ortak özelliği olan iyot emilimini eksiltmesi kara lahanı içinde geçerlidir. Haftada 2 – 3 kezden fazla harcanması önerilmez. Fakat siz haftada 3’deri fazla yiyorsanız iyotlu tuz kullanarak harcamaya itina gösteriniz. – Oxalates isimli maddeyi ufak bir ölçü de olsa kapsar. Bu sebeple böbrek meseleleri, safra kesesi meseleleri, gut ya da romatoid artrit gibi hastalıkları olan bireylere pek önerilmez. Aynı biçimde tiroid meseleleri olan insanlar tarafında da sık harcanması öneri edilmez. KARA LAHANANIN BESİN KIYMETLERİ!    

Yer fıstığının bereketleri nelerdir? Yer fıstığının kaç kalori, yiyecek bedeli

Yer fıstığının bereketleri nelerdir? Yer fıstığının kaç kalori, yiyecek bedeli

Ana vatanı Güney Amerika olan ancak Türkiye’de imali gitgide çoğalan yer fıstığı, yiyecek kıymetleri açısından çok zengindir. Protein, yağ ve E vitamini açısından zengin bir yiyecek olan fıstıkta B grubu vitaminler ile fosfor, magnezyum, potasyum, sodyum ve kalsiyum mineralleri de bulunuyor. Yer fıstığı vitamin ve mineral açısından çok zengin olan sıhhat için oldukça bereketli bir kuruyemiştir. 100 gr. yer fıstığı 26 gr. protein içeriği sayesinde protein oranı da çok yüksektir… İŞTE KABUKLU YER FISTIĞININ TÜM BEREKETLERİ Mide ve sütun kanserinde kabuklu fıstığın tesirli bir gözetici olduğunu ortaya koymuştur. Yer fıstığının içerisindeki polifenolik asitler asap sıhhati için bereketlidir. Bu sebeple asaplarla ilgili tüm hastalıklara karşı gözeticidir. Alzheimer hastalığı bunlardan yalnızca birisidir. Yaşlılığın getirdiği asap tahribatında da yer fıstığı tesirlidir. Kapsadığı protein ve amino asitler sayesinde bedenin sıradan ve sıhhatli gelişmesi için ehemmiyetlidir. Yer fıstığının glisemik endeksi 14’cins ve glisemik oranı yalnzıca birdir. Bu çok düşük olarak sayılmaktadır ve bu sayede yer fıstığı kan dolaşımında şekerin çözülmesini eksilterek, şeker hastalığı tehlikesini eksiltir. Yer fıstığı tohumunda bol ölçüde riboflavin, tiyamin, ve E vitamini bulunur. Alzheimer hastalığı, genelde 60 yaş üstü insanlarda görülen ve sebebi bütün olarak meçhul bir hastalıktır. Sebebi bütün olarak öğrenilmediği için de, ne yazık ki bir rehabilitasyonu yoktur. Alzheimer hastalığı, beyin dokusuna hasar vererek şahsın sosyal ve akılsal marifetlerini gerektiği gibi kullanmasını yasaklamaktadır. Fazla ölçüde yağ kapsar ancak bu yağlar bedenimiz için bereketlidir. Kapsadığı yağlar tekli doymamış ve doymamış yağlardır. Postasyum, magnezyum, bakır, kalsiyum, demir, selenyum ve çinko gibi beden için çok zorunlu vitaminleri içeriğinde barındırır. HAFTADA EN AZ 4 KERE BİR AVUÇ DOLUSU YERSENİZ… Kumpaslı ve orantılı tüketimi neticesinde yer fıstığı, kalp ve damar sıhhatiniz için, kapsadığı bir hayli bereketli yağ asitleri sebebiyle oldukça bereketlidir. Bunun yanı gizeme beyin sıhhatini gözeten yer fıstığı Alzheimer tehlikesini eksiltiyor. Bu sebeple haftada en az 4 kere, bir avuç dolusu yer fıstığını veya başka bir yemişi, kalp sıhhatinizi gözetmek için harcayın. YER FISTIĞININ BESİN BEDEL Gayet besleyici olan yer fıstığının 100 gramında 567 kalori vardır ve %7’si sudur. Ayrıca öteki yiyecek içerikler alttaki gibidir:
25.8 gram Protein
16.1 gram Karbonhidrat
4.7 gram Şeker
8.5 gram Lif
49.2 gram Yağ
6.28 gram doymuş yağ
24.43 gram doymamış yağ
15.56 gram çoklu doymamış yağ
15.56 gram Omega-6 KABUKLU YER FISTIĞININ ZARARI VAR MI?   Yer fıstığının sıhhat açısından çok rakamda bereketi olduğunu ayrıntılı olarak yazımızda ele aldık. Ancak fıstığın sıhhat açısından bir hayli bereketinin olmasının yanında mahsulünün fazla ve şuursuz harcanması gibi gidişatlardan kaynaklanan hasarları vardır. Bu hasarlar şahsın sıhhat gidişatı ile yakından alakalıdır. Özellikle kolesterol mevzusunda değişik görüşler vardır. Bu surattan kolesterol meseleyi olan bireylerin hekimlerin danışarak fıstık harcamaları önerilmektedir.  

Zencefilin bereketleri: Toz & taze zencefil nasıl kullanılır? Çay tanımı!

Zencefilin bereketleri: Toz & taze zencefil nasıl kullanılır? Çay tanımı!

Zencefil, birtakım hastalıkların baş göstermesini tetikleyen virüs, bakteri gibi enfeksiyonları tamamen yok etmek için faydalanılmasının dışında kurutulmuş, taze yahut toz formunda kullanım alternatiflerine sahiptir. Sindirim meseleleriyle faal bir biçimde başa çıkan zencefil, bedendeki kolesterol seviyesinin balansta yakalanmasını sağlayan ve ağız – diş problemlerinin üstesinden gelen olağanüstü bir gıda olma özelliği göstermektedir. Hem vücutsal hem de zekâsal açıdan yaşanan bitkinlikle gayret eden, soğuk algınlığı ya da grip gibi özellikle kış aylarında sık karşılaşılan sıhhat problemlerine son derece iyi gelen Zencefilin bereketleri nelerdir? Bedenden tam zehirli maddelerin atılmasında tesir edeni mide & bağırsak şikayetlerini ortadan kaldırmasıyla birlikte eklemlerde oluşan irinin söktürülmesi gibi misyonlar üstlenen Zencefil zayıflamaya / kilo vermeye dayanakçı olur mu?     ZENCEFİLİN BEREKETLERİ – YARARLARI NELERDİR? -Enflamasyon ve oksidatif stres ihtiyarlamayı süratlendiren etkenlerdir. Zencefil, enflamasyonla gayret eder ve bir antioksidan işlevi görerek ihtiyarladıkça sıhhatli öğrenişsel işlevleri sürdürmenize dayanakçı olur.     -Zencefilin; iştah açıcı, antiseptik, midevi, gaz söktürücü, sindirimi tertip edici, solunum yollarını açıcı ve zehirli madde atıcı tesirleri de bulunmaktadır. -İnsanlar üzerinde yapılan çok rakamda çalışma zencefilin gebelik, hareket hastalığı ve kemoterapiden kaynaklanan mide bulantısı ve kusmaya iyi geldiğini göstermiştir. -Kan şekerini tertip etmede vazifeyi olduğundan, gün içerisinde tokluk hissi sağlayacaktır. Böylece daha az gıda harcayarak zayıflamanızı daha da basit bir hale getirecektir. -Zencefil, astımını gevşetmeye dayanakçı olmaktadır. Allerjik hava yolu inflamasyonunun büyük miktarda Th2 baskınlığından kaynaklandığını ve zencefilin bunu baskılayabildiğini göstermektedir. -Zencefil, içinde bulundurduğu antioksidanlar ve biyoaktif bileşenler sayesinde beyinde oluşacak inflamasyonları asgariye indirdiği ve böylece alzheimer gibi meselelerin yaradılışını eksilttiği araştırmalar ile ortaya çıkarılmıştır. -Zencefil kan şekerini düşürmekte ve kalp hastalığı tehlikesini eksiltmektedir. Tip 2 diyabetli 41 şahıs ile yapılan 2015 bir çalışmada günde 2 gram zencefil tozu alanlarda açlık kan şekerinin %12 eksildiği görülmüştür. -Solunum yollarının sıhhati için çok verimli olan zencefil, bütün anlamıyla öksürük düşmanı ve boğaz enfeksiyonu ilacıdır. -Kumpaslı olarak günde bir ölçü zencefil harcamak, atardamarlarda alana gelen yağlanmaları maniler ve felç tehlikesini düşürür. -Zencefil saç, tırnak ve cilt hücrelerinin onarımında ehemmiyet taşıyan sülfür açısından zengindir. Ayrıca, kumpaslı kullanıldığında saç diplerinde kan dolaşımını süratlendirerek saçlarınızın daha sıhhatli görünmesine ve uzamasına dayanakçı olur. -Yapılan bir araştırmada, zencefilin orta yaş grubundaki bayanların belleğini kuvvetlendirdiği ve öğrenişsel işlevlerini arttırdığı mevzusunda ehemmiyetli belirtiler elde edilmiştir. -Zencefil çok eforlu bir gaz gidericidir. Ufak bir parça zencefil çiğneme, gazı sıhhatli bir biçimde dışarı atmaya dayanakçı olabilir ve ayrıca gazın tekerrür birikmesini önler. -Kortizol hormonunun seviyesini dengeleyerek bel etrafınızdaki fazla kilolardan kurtulmanıza dayanakçı olmaktadır. -Zencefil, kapsadığı gingerol maddesiyle kanserle savaşır. En ehemmiyetli tesirini sütun kanserinde gösteren zencefil, ayrıca pankreas, meme ve yumurtalık kanserinde tesirli olduğu anlaşılmıştır. ZENCEFİLİN GIDA BEDELİ NEDİR? -100 gram ham zencefil takribî olarak alttaki gıda bedelini kapsamaktadır: *80 kalori
*17.8 gram karbonhidrat
*1.8 gram protein
*0.7 gram yağ
*2 gram perhiz lifi
*415 miligram potasyum
*0,2 miligram bakır
*0,2 miligram manganez
*43 miligram magnezyum
*5 miligram C vitamini
*0,2 miligram B6 vitamini
*0.7 miligram niasin
*34 miligram fosfor
*0.6 miligram demir KİLO VERMEYE / ZAYIFLAMAYA DAYANAKÇI ZENCEFİL ÇAYI NASIL HAZIRLANIR? Taze zencefil dilimleri, kabuğu atandıktan sonra 1 kadeh için takribî 3-4 gram gelecek biçimde dilimlenir. Dilimlenen zencefiller çaydanlıkta vasati 10 dakika süresince kaynatılır. Kaynadıktan sonra demlenmeye vazgeçilen zencefiller bir ölçü dinlendirildikten sonra isteğe bağlı olarak içerisine bal ve limon ilave edilerek harcanabilir. Kumpaslı biçimde sabah zamanları kahvaltı yapmadan evvel 1 kadeh harcanması yağ yakmak isteyenler için önerilmektedir. ZENCEFİL NASIL KULLANILIR? Meşrubatlarınızın içine zencefili bal ile karıştırarak ilave edebilirsiniz. Taze zencefili sütlü tatlılarda rendeleyerek faydalanabilirsiniz. Tadını daha baskın hale getirmek istediğiniz soslara da aynı biçimde taze zencefili rendeleyerek yahut toz zencefili dolaysız olarak kullanabilirsiniz. Bununla beraber tavuk, balık ve et yemeklerinde taze zencefili rendeleyerek yararlanabilirsiniz.

Adaçayının hiç bilinmez bereketleri | Adaçayı nasıl demlenir?

Adaçayının hiç bilinmez bereketleri | Adaçayı nasıl demlenir?

Kış aylarının gelmesiyle bağışıklık sistemimizi yardım edecek yiyeceklere gereksinim dinleriz. Mikropları kırma, zekayı açma, bunalımı gidermeye kadar varan bereketleriyle isme çayı bırakılmaz seçenek tıp mahsullerinden biridir. İsme çayı genellikle ılıman abuhavalarda Haziran ve Temmuz aylarında yetişen; mavi, mor ve beyaz gibi değişik renklerde olan çok güzel kokulu bir nebattır. İsme çayı nebatının yaprakları her tasaya takat olarak da görülebilir. Daha Önceki zamanlarda rehabilitasyon alanında kullanılan bu nebatın insan bedenine bereketleri de saymakla bitmez. Peki, adaçayı hangi hastalıklara şifa olur? İşte, adaçayının bereketleri ve demlenme usulü…  İsme çayının bereketleri; *Adaçayı bunalıma iyi kazanç.  *Hasarlı zehirli maddelerin bedenden atılmasını sağlar. *Beyin işlevlerini geliştirir *Bronşit ve astım bulgularını hafifletir *Karaciğeri pakler *İdrar yolu enfeksiyonunun rehabilitasyonuna takviyeci olur *Fazla terlemeyi eksiltir *Stresi eksiltir *Soğukkanlılaştırır *Menopoz sonrası bulguları hafifletir *Saçların beyazlamasını yavaşlatır *Mantar enfeksiyonlarına karşı kullanılır *Belleği kuvvetlendirir *Alzheimer’a karşı takviyeci olarak kullanılır *Kan şekerini düşürür *Diş eti iltihaplanmasına karşı kullanılır *Ağız yaralarının rehabilitasyonunda kullanılır *Asapsal baş ağrısına gevşetir *Safra kesesini çalıştırır *Gargara suyu olarak kullanılır *Boğaz sızısını alır *Yaşlılığı geciktirir. *Selülit meselesini asgari seviyeye indirir. *Sindirim sistemine gözetir ve ishale iyi kazanç. Adaçayının hasarları; Adaçayının fazla harcanması vaziyetinde bazı negatif neticelerle karşılanılabilir. Özellikle hamile veya emziren bayanların kullanmamaları gerekir. *Fazla tüketim neticesinde mide de sızı ve yanmaya neden olur. *Tansiyon hastalarının harcamadan evvel hekimlerine danışmaları nasihat edilir. *Hamile ve emziren bayanların bu yarıyıllarda kesinlikle uzak durması gerekmektedir. *Sara hastalarının da adaçayı kullanmaları önerilmez. Adaçayı nasıl demlenir? Adaçayının doğru hazırlanışı, kaynatılarak değil demlenerek hazırlanmasıdır. Bir Hayli nebat çayında gördüğümüz demleme usulü, bazen siyah çay da dahil nebatın içindeki gıda bedelinin taze yakalanmasını sağlar. Çok fazla kaynatmak ise, nebatın içindeki faydalı maddeleri hasara başka bir deyişle zehire dönüştürebilir. Şayet adaçayını 2 dakikadan uzun zaman kaynatırsak toksik maddeye dönüşeceğinden hasarlı hale gelecektir. Taze adaçayı demlemek için; Adaçayı yapmak için taze adaçayı veya kurutulmuş adaçayı yaprakları kullanabilirsiniz. 3 Büyük çay kadehi için 8-10 taze adaçayı yaprağı veya tepeleme 1-1.5 çay kaşığı dağılınmış kuru adaçayı yaprağı yeterli olacaktır. Su kaynadıktan sonra ocağı kapatın veya ocağı iyice kısarak adaçayını atıp 5-7 dakika demlenmesini bekleyin. Poşet adaçayı demlemek için; Adaçayını hazırlamak için 1 tatlı kaşığı adaçayını yada 1 poşet adaçayını fincana koyup üzerine sıcak su ilave edip üzerini kapatarak 5 dakika demlenmesini beklemeliyiz. Günde 2-3 çay fincandan fazla içilmemesi gerekir.

Page 1 of 51 2 3 5